Steve Jobs öldü – 06.10.2011
Steve Jobs Kimdir?
Steve Jobs (24 Şubat 1955 – 5 Ekim 2011), Apple Computer’in kurucu ortağı, yönetim kurulu başkanı (CEO) ve genel müdürüydü. Bilgisayar sanayisinin önderlerindendi. Ayrıca Next Computer ve Pixar Animasyon Stüdyoları’nın yönetim kurulu başkanlığını da yaptı. Yönettiği firmayı zirveye çıkardığı yıllarda Pankreas kanserine yakalandı. Hastalığa karşı verdiği 7 yıllık mücadeleden sonra 56 yaşında öldü.
Jobs’un iş dünyasındaki geçmişi, alışılmışın dışındaki bireysel Silikon Vadisi girişimcisi kişiliğinin yarattığı söylentilerle doludur. Estetiğin toplumsal ilgi odağı oluşturmadaki rolünü iyi bilerek Tasarım’ın önemini vurgular. İşlevsel ve zarif olan ürünler geliştirmesi sayesinde sadık bir hayran kitlesi edinmiştir.
iPhone Nedir, Ne Değildir
iPhone, Apple Inc. tarafından geliştirilen, dokunmatik cihaz teknolojisinde ve kullanım şekli itibarıyla telefonla etkileşimde çığır açan cep bilgisayarı, müzik/video çalar, e-posta istemcisi, internet tarayıcısı ve cep telefonu birleşimi bir cihazdır.
iPhone, bu temel özelliklerine 3G modeliyle bir mini GPS alıcısı yeteneğini de katmış olmakla birlikte tüm özellikleri bunlarla sınırlı değildir.
Cihaz, bunların haricinde Apple’ın “App Store” (Application Store – Yazılım Mağazası) adını verdiği alt yapıyla, Apple tarafından işletilen ve üçüncü parti yazılımların ön kontrol ve onaydan geçirilerek sunulduğu yüzlerce programa kablosuz özellikleri aracılığıyla erişebilmekte, bunları yükleyebilmekte ve güncelleyebilmektedir. App Store’a, iPhone’un bilgisayardaki medya dosyalarıyla ve diğer verilerle iletişimini, senkronizasyonunu sağlayan iTunes üzerinden de erişilebilmektedir.
iPhone’u iPhone yapan en önemli özelliği ise “MultiTouch” adı verilmiş, patenti Apple’a ait olan eşsiz dokunmatik ekran teknolojisi ve bu teknolojinin arkasındaki Apple’ın kendi işletim sistemi olan Mac OS X baz alınarak iPhone için özel geliştirilen, zekice tasarlanmış, kullanıcı dostu, kolay kullanılabilir, eğlenceli animasyonlara sahip ve organik hareket izlenimi veren arayüz tasarımı ve bunlar sayesinde yaşanan kullanıcı deneyimidir.
Özelliklerine ek olarak, iPhone’un dolgun ve ele oturan bir kasası, kaliteli malzeme kullanılarak üretilmiş, kendini farkettiren bir dış görünümü olduğu söylenebilir. Tüm bu özellikleri haricinde, eleştirilegelmiş olumsuz görülen yanlarını hakkıyla değerlendirebilmek için, öncelikle Apple’ın bilgi işlem dünyasına getirdiği yenilikleri ve teknoloji öncüsü tasarım anlayışını bilmek ve mümkünse hazmetmek gereklidir.
Apple’ın bilgisayarları dahil herhangi bir ürününden herhangi bir teknolojinin eksilmesi, herhangi bir ürününde herhangi bir teknolojinin olmaması demek, ya o teknolojinin kullanıcı adına erişilebilir ekonomik değer seviyesine inmemiş olması demektir ya da o teknolojinin artık dünya teknoloji tarihine mal olması gereken, yeni gelen daha faydalı teknolojilerle yeri doldurulabilir, çöp teknoloji haline gelmiş olması demektir. Bunu yapmaya daha önce cesaret edenin çıkmamış olması yanlışlığına değil, Apple’ın öncü ve icat çıkaran kurumsal kişiliğine ve vizyonuna yorulmalıdır.
iPhone’da MMS yok şikayeti bu kapsamda değerlendirilebilir. Bir yazılım güncellemesiyle karşımıza çıkabilecek video kayıt özelliğinin olmamasına “henüz” diye cevap verilebilir. Pili-bataryası değiştirilemiyor çekincesi bulunanlara ise hangi telefonlarının pilini hangi sıklıkta değiştirdiklerini hatırlamalarını, telefonlarını yere düşürdüklerinde pili bir tarafa kendisi bir tarafa dağılan kasa tasarımını mı yoksa iPhone’un tuttuğunuzda benzer başka cihazlarla karşılaştırılamayacak tok ve tek parça kasa tasarımını mı tercih edeceklerini kendilerine sormalarını tavsiye ederim.
Bu neredeyse Apple markalı tüm ürünler için geçerli bir tasarım konseptidir. Bir Apple ürününün insanlar tarafından mı yoksa uzaylılar tarafından mı üretildiğini ilk anda anlayamayabilirsiniz. Çünkü sanki bu gözetilerek tasarlanmış, sağlamlık hissi doruklarda, pürüzsüz, eli veya gözü rahatsız edecek vida deliği, montaj girintisi çıkıntısı olmayan, sade tasarım estetiğini benimsemiş, yalın güzellikte makinelere bakıyorsunuzdur veya dokunuyorsunuzdur.
Apple’ın bu üründe yakaladığı başarıyı kavrayabilmek için aslında çok ötesine bakmak ve hadisenin derinliklerine dalmak da gereksiz. Daha önce benzeri olmayan bu ürün üretildikten ve piyasa tarafından benimsendikten sonra diğer telefon üreticilerinin davranışlarını takip etmiş olun, telaşı fark etmiş olun yeter. Marka, -Markalar- belirtmeme gerek yok; hem formu hem fonksiyonu taklit eden başka cihazlardan bahsettiğimi anlamış olmalısınız. Mesele tüketicinin buna kanıp kanmayacağı meselesidir. Taklitçiler açısından sorun yoktur, telaşları yersizdir. Her ürün kendi müşterisini bulur. Hep böyle olmuştur. Yeni müzikçalarların ismi haline gelen iPod’da da aynen böyle olmuştu. “Tarih tekerrürden ibarettir.” sözünü kanıtlarcasına. Bu aletin aynı zamanda bir iPod olduğunu söylemiş miydim?..
Yalnız bu defa farklı bir durum var. Apple, kazandığı başarıyla şımarıp burnundan kıl aldırmaz bir tavırla piyasaya yine kendi sunduğu satış yöntemini, iş yapma şeklini dayatmaya devam etmek veya nasıl olsa satıyor farkındalığıyla zorlaştırmak yerine, hem ilk nesil ürününe göre 3G modelinin fiyatını ucuzlatmayı tercih etti hem de Türkiye dahil, bazı ülkelerde bunun işlemeyeceğini ön görerek telefonu sadece operatör kilidiyle satmaktan vazgeçti. iPhone’un sadece bir teknoloji gösterisinden öte bir pazarlama başarısı olduğunu da, Apple’ın aslında kullanıcı deneyimini ve konforunu gözeten bir tasarım ve pazarlama şirketi olduğu gerçeğini de kaydetmekte fayda var. Öncü olmak işte böyle bir şey.
iPhone’un ne olduğunu tam olarak anlatabilmek için aslında başkalarına kulak asmak yerine herkesin kendi incelemesi, denemesi ve kendi beğeni çizgileriyle, yargılarıyla değerlendirmesini önermek gerek. Bu yazıya ve başkalarına da aldırmadan ve yeniye, yeniliğe direnç göstermeden.
——————————
iPod, Apple firması tarafından çıkartılan bir sabit disk tabanlı mp3 çalardır.
iPod, iPod nano ve iPod shuffleiPod, piyasaya sürüldüğünde yepyeni bir tasarım harikası olan ClickWheel (tıkla-teker) ile kullanımda bir çığır açıyordu. Kullanıcı parmağını ClickWheel üzerinde gezdirdikçe menüler arasında geziyor, sesi ayarlayabiliyor, şarkıyı ileri geri sarıp MP3 teknolojisindeki 5 yıldız üzerinden yapılan değerlendirmeleri düzenleyebiliyordu.
Tabi ki iPod’un bu başarısı sadece ClickWheel’a bağlı değildi. 60gb gibi bir boyutta saklama kapasitesi onun rakipleri arasından kolayca sıyrılmasına yardımcı olan bir başka özelliğiydi. 60gb ile yaklaşık olarak 15.000 adet ortalama bir mp3 dosyası barındırabiliyor, bunun yanında taşınabilir disk özelliği ile kullanıcıların büyük kapasiteli bir diske sahip olmalarına imkan veriyordu. Bu kadar büyük kapasitesine rağmen olabildiğince küçük boyutları onu alanında en aranan cihaz haline getirdi.
iPod yaklaşık 50 gram olan Toshiba sabit sürücüsü kullanıyor. Ayrıca cihazı idare edebilmek için bir işletim sistemi ve MP3 oynatıcı geliştirmek yerine, birçok eski Apple çalışanının olduğu Pixo isimli şirketin işletim sistemini, MP3 oynatıcı olarak da PortalPlayer adlı şirketin oynatıcısını satın aldı.
Rakiplerinin aksine, iPod dosya aktarımı yaparken USB 2.0 teknolojisi yanında FireWire teknolojisini de kullanarak dosya aktarımı sırasında mümkün olan en yüksek hızı temin edebiliyordu.
Tabi ki, iPod ilk çıktığında belki bu kadar çok özelliğe sahip değildi. Müzik dinlerken zaman geçirmek için, günümüzde sahip olduğu oyunları barındırmaması kullanıcılar tarafından eksiklik olarak bildirilmiş, kullanıcı isteklerini dikkate alan Apple, oyunlar geliştirip yeni sürüm iPodlar ile kullanıcıya sundular.
İlk geliştirmelerden sonra, 2002 yılında çıkarılan iPod 10gb serisi daha hatasız bir yazılım ve yeni bir ekolayzır sunuyordu. Peşi sıra çıkan sürümlerle 20 ve 30gb’lik modeller kullanıcılar tarafından satın alınırken, git gide artan ünü yan sanayi iPod ürünlerinin de piyasada yer almasına neden oldu. Çok çeşitli ses sistemleri, uzaktan kumandalar, iPod ile çalışan ses kayıt cihazları gibi ürünler de bu pazarda önemli yer buldular.
Amerika pazarından sonra Avrupa pazarına girmek isteyen Apple, burada bir engelle karşılaştı. Avrupa ülkelerindeki yasalara göre bu tip cihazların sağlayabileceği en yüksek gürültü seviyesi 100 desibel olarak belirlenmişti ki iPod bunun üzerinde ses verebiliyordu. Bunun üzerine tekrar düzenlenen Avrupai iPodlar aynı yılın Ekim ayında piyasaya sürüldüler. iPod satış stratejisine bağlı olarak ertesi yılın başında yeni bir seri daha çıktı. Bu seride kullanıcılar iPodlarının arkalarına hayran oldukları kişi veya grupların imzalarını işlettirebiliyordu. Tabi ki bu hizmet 50 dolarlık bir ücrete tabiydi.
iPod’un başarısının ardındaki iTunes Music Store (iTMS) henüz ülkemizde müzik ve video satışına başlamamıştır.
——————————
ipad nedir, ne işe yarar, özellikleri, modeller, fiyat, uygulamalar
Apple tarafından 2010 yılında piyasa sürülen ipad, büyük bir iphone a benzeyen yapısı ve özellikleri ile dikkat çekmekte. Yakın zamanda Türkiye’de de satışa sunulan ipad 3g internet sayesinde sizi her zaman dünyaya bağlıyor. Sizlere bu yazımızda ipad nedir, ipad ne işe yarar, ipad özellikleri nelerdir (pil ömrü, programlar, video), ipad fiyatı, ipad modelleri, mikro sim kart ile uyum ve ipad uygulamaları konusunda bildilendirmek istiyoruz. İpad 2′yi merak edenler buraya bakabilirler.
Yeni başlayanlar için iPad rehberi
iPad akıllı telefon ve laptop arasında yer alan yeni bir ürün sınıfı. A4 kâğıt boyutunda, dokunmatik bir ekrana sahip. iPhone’un daha büyük haline benzetilebilir.
iPad ile e-kitap okuyabilir, e-maillerinizi kontrol edebilir, internette dolaşabilir, video izleyebilir, oyun oynayabilir, müzik dinleyebilir, ses kaydedebilir, gazete okuyabilirsiniz.
Kısa zamanda tablet bilgisayarların sembolü haline gelen iPad, giderek daha çok insanın ilgisini çekiyor. Bu ilginin arkasında Apple’ın pazarlama gücü, marka güvenilirliği ve iPad’in getirdiği teknolojik yenilikler yatıyor. Tüm dünyadaki iPad satışlarının 2010 yılı sonunda 7 milyona ulaşması bekleniyor. 2011 yılı için öngörülen rakam ise 14 milyon. Eğer siz de iPad almayı düşünenlerdenseniz ama tam olarak nereden başlayacağınızı bilemiyorsanız o zaman bu ufak rehberimiz tam size göre:
iPad ne işe yarar?
iPad akıllı telefon ve laptop arasında yer alan yeni bir ürün. A4 kâğıt boyutunda. Dokunmatik bir ekrana sahip. Görünüş olarak iPhone’un daha büyük haline benzetilebilir. iPad ile e-kitap okuyabilir, e-maillerinizi kontrol edebilir, internette dolaşabilir, video izleyebilir, oyun oynayabilir, müzik dinleyebilir, ses kaydedebilir, gazete okuyabilir ve sayısız uygulamada kullanabilirsiniz. Bu uygulamaların sayısı 200 bini aşmış durumda, üstelik bu sayı her gün daha da çok artıyor. iPad ile her şey sizin hayal gücünüze, neye ihtiyacınız olduğuna ve iPad’inizi ne için kullanmak istediğinize bağlı.
iPad’in modelleri arasındaki farklar nedir?
iPad’in şu anda Wi-Fi ve 3G özellikli olmak üzere 2 farklı modeli var. iPad’i sadece evinizde, ofisinizde veya kablosuz internet bağlantısı olan yerlerde kullanacaksanız o zaman Wi-Fi modeli yeterli. Eğer çok seyahat ediyorsanız ve bulunduğunuz yerlerde kablosuz internet bulma imkânınız olmuyorsa o zaman 3G modelini seçmelisiniz. Bu modelde ayrıca GPS özelliği de mevcut. iPad’in 16, 32 ve 64 GB olmak üzere 3 farklı kapasitesi bulunuyor. Ortalama bir kullanıcı için 16 veya 32 GB yeterli. Eğer fotoğraf, video veya doküman arşivinizin önemli bir kısmını iPad’inizde saklamak istiyorsanız 64 GB’ı tercih etmeniz gerekiyor. İpad fiyatları Amerika’da 499 dolardan başlamakta. Ülkemizde ise 800 dolardan başlıyor. İnternet bağlantı bedeli hariç elbette.
iPad’de hangi programları kullanabilirsiniz?
AppStore’da iPad için 200 binden fazla uygulama var. Bu uygulamaların bir kısmı ücretsizken bir kısmı 99 sentten başlayan fiyatlarla ücretlendiriliyor. Aklınıza gelebilecek birçok uygulama mevcut, ayrıca her gün yepyeni uygulamalar kullanıcıların dikkatine sunuluyor. İhtiyacınıza göre bir uygulama mutlaka bulacaksınız. Tek yapmanız gereken bir kredi kartı ile iTunes’tan kendinize bir hesap açmak.
iPad’de hangi video formatlarını izleyebilirsiniz?
iPad, MPEG-4, .mp4 ve .mov formatlarını destekliyor. Dilerseniz başka formattaki videolarınızı ücretsiz programlar yardımıyla çevirebilir veya bazı uygulamalar yardımıyla Divx formatlı videolarınızı doğrudan iPad’inize aktarıp izleyebilirsiniz. Flash formatı iPad’de desteklenmiyor. Flash formatını kullanan web sayfalarını, uygulamaları ve videoları ne yazık ki iPad’inizde izleyemeyeceksiniz.
iPad’de ofis dokümanlarını ve pdf dosyalarını açabilir misiniz?
Evet, birçok ücretsiz program yardımıyla ofis dokümanlarını ve pdf dosyalarını okumanız hatta modifiye etmeniz mümkün.
iPad’de USB mevcut değil, peki dosyalarınızı iPad’e nasıl aktarabilirsiniz?
iPad’in en çok eleştirilen yönlerinden biri de USB girişinin olmaması. Ama bu eksikliği iTunes ve başka programlar aracılığıyla kolaylıkla aşabilirsiniz. iPad’inizi bilgisayarınıza bağlayıp dilediğiniz dosyayı bu programlar yardımıyla aktarabilirsiniz.
iPad’in pil süresi ne kadar?
Tamamen şarj edilmiş bir iPad’i Wi-Fi ile 10 saat, 3G ile 9 saate kadar kullanabilirsiniz. Eğer sadece e-kitap veya doküman okumak isterseniz 11-12 saatlik kullanım süresine ulaşabilirsiniz.
iPad’in ağırlığı ne kadar?
A4 kâğıt boyutuna yakın olan iPad yaklaşık 700 gram ağırlığında.
iPad’in artıları
Taşınabilirlik ve pratik kullanım: iPad’i çantanızda ağırlığını hiç fark etmeden taşıyabilirsiniz. Bir laptop’tan farklı olarak istenildiği anda açılıp istenildiği anda kapatılabilmesi büyük bir kullanım kolaylığı sağlıyor.
Kolay arayüz: Görmek ve dokunmak insanın temel duyularından. Dokunmatik ekran sayesinde 7′den 70′e tüm yaş grupları kolaylıkla iPad’i kullanabilir.
Geniş ekran: iPad’in 1024 x 768 çözünürlüklü 9.7 inçlik ekranı ile web sitelerinde dolaşmak, film izlemek, fotoğraflara göz atmak, haritaları incelemek çok rahat.
AppStore: iPad için hazırlanan uygulamaların sayısı her gün artıyor. Her türlü ihtiyaç için bir uygulama bulmak mümkün. Üstelik Türkçe içerik de günden güne çoğalıyor.
Performans: 1Ghz’lik A4 işlemcisi çok iyi bir performans sağlıyor. Hızlı bir şekilde farklı uygulamalar çalıştırabilir ve internette dolaşabilirsiniz.
Pil süresi: 9-12 saatlik pil süresini hiçbir laptop’ta veya netbook’ta bulamayacaksınız.
iPad’in eksileri
Flash desteği yok: iPad flash desteği vermiyor. Flash ile hazırlanmış web sitelerini görüntüleyemeyeceksiniz, birçok oyunu oynayamayacaksınız. Bu, Facebook’ta Farmville oynayanlar için kötü bir haber.
Kamera yok: Apple henüz iPad ile görüntülü konuşma yapmamızı veya fotoğraf çekmemizi istemiyor.
USB yok: iPad’e USB flash sürücü veya benzeri aletleri bağlamanız mümkün değil. Tüm dosya aktarımlarını iTunes üzerinden yapmak gerekiyor. Dijital kartları okumak için ise bir adaptöre ihtiyacınız olacak.
iTunes’a bağımlılık: iPad’i kullanmak için iTunes’ta bir hesap açılması lazım. Bunun için ise bir kredi kartına ihtiyacınız olacak.
iPad’inizde olması gereken 10 ücretsiz uygulama
1. USB Disk: iPad’de USB girişi yok. Ama USB disk yardımıyla bu sorunu kolaylıkla aşabilirsiniz. Programı iPad’inize indirdikten sonra tek yapmanız gereken bilgisayarınıza kablo ile bağlanmak, iTunes programını açmak, Apps (Uygulamalar) kısmından USB disk programını seçmek ve istediğiniz dosyayı iPad’inize yüklemek. http://itunes.apple.com/us/
2. VLC Media Player: VLC Media Player bilinen tüm video formatlarını oynatabilen açık kaynaklı bir uygulama. VLC Media Player ile iPad’inizi gerçek bir video oynatıcıya dönüştürebilirsiniz. http://itunes.apple.com/us/
3. iRead PDF: E-mailinize gelen pdf dosyalarını da bu program yardımıyla açabilirsiniz. http://itunes.apple.com/us/
4. AppShopper: App Shopper yardımıyla en yeni, en popüler, fiyatı ucuzlayan veya bedava olan uygulamaları takip etmek çok kolay.http://itunes.apple.com/us/
5. Wattpad: Wattpad oldukça popüler bir e-kitap uygulaması. Bu uygulama sayesinde birçok ücretsiz kitaba ulaşmanız mümkün.http://itunes.apple.com/us/
6.Backgrounds HD: Backgrounds HD ile 10 binden fazla yüksek çözünürlüklü arka plan resmine ulaşabilirsiniz. http://itunes.apple.com/us/
7. Documents 2 (Free Edition): Basit Word ve Excel dokümanları oluşturabileceğiniz bu uygulama pdf dosyalarını, çeşitli resim formatlarını ve html sayfalarını da destekliyor. Üstelik çizim yapabileceğiniz bir paint programı da var. http://itunes.apple.com/us/
8. SoundHound: SoundHound ile dinlediğiniz müziği bulabilir, sesli komut yardımıyla istediğiniz şarkıcının videolarına ulaşabilir, şarkı sözlerini takip edebilir ve alternatif videolara ulaşabilirsiniz. http://itunes.apple.com/us/
9. Evernote: Evernote ile yazılı, sesli ve görüntülü notlar alabilirsiniz, notlarınıza lokasyon bilgisi yükleyebilirsiniz. Notlarınıza daha sonra internet üzerinden ulaşmanız da mümkün. http://itunes.apple.com/us/
10. iBooks: iBooks ile iPad’inizi kütüphaneye dönüştürebilirsiniz. Programda ayrıca iBookstore yardımıyla birçok kitaba da ulaşabilirsiniz. Türkçe yayınlar ise ne yazık ki henüz çok az. PDF dosyalarınızı da iBooks yardımıyla e-kitap haline dönüştürebilirsiniz. http://itunes.apple.com/us/





0 Yorumlar.